18 September 2008

Güzel evim ve yalnizligim..


Evim evim güzel evim..

Ögrenciyken rahmetli babamin destegiyle yasadigim o güzelim evimi inanin bazen cok özlüyorum. 2 kücük odasi ve 1 salonuyla, küvetli banyosu ve kocaman mutfagiyla tamamen bana aitti o ev. Upuzun, sacma sapan bir koridoru vardi aslinda.. Telefon caldiginda epey bir adim yürümek zorunda kalirdiniz hatta. Yorucuydu cogu zaman. Mutfaktan bir seyler alip salona gitmek yiyeceginiz seyin zevkini bile kacirirdi.. Caydanlik kisik ateste kalsa, en fazla 2 veya 3 bardak cay icebilirdiniz o koridoru yürümenin tembelligiyle. Televizyonda izlediginiz güzel ve heycanli bir filmin ortasinda kalkip da taaa mutfaga gitmek en istenilmeyen hareketti. Ama benim bu sacma uzunluktaki koridorum biricik köpegim icinse tamamen antreman ve oyun yeriydi.. Onunla az mi oyunlar oynadik, kostuk o koridorda! Ah natipatim ah.. Seni de cok özlüyorum. Biz güzel bir ikiliydik o evde.

Evimin esyalari cok da sempatik degildi dogrusu.. Tahmin edebileceginiz gibi ögrenciligimde basimi sokabilecegim ve rahatca oturup kalkabilecegim bir evim olsun mantigiyla ordan burdan birlestirdigimiz ve aldigimiz esyalarla dösenmisti.. Ama dedim ya, o ev benimdi, bana aitti. Tüm günün yorgunlugunu, stresini üzerimden attigim biricik, huzurlu evimdi.. Köpegimle birlikte yasadigim, arada bir arkadaslarimin ugradigi cici evimdi. Evin patronu bendim. Istedigim saatte yatar, istedigim saatte basımı çalar, istedigim saatte temizlik yapardim. Tüm kararlarimi ben verirdim.
Ben yalnizligi severim, cünkü böyle alismisim kücüklügümden beri. Ailemle yasarken bile yalnizdim evde ben. Annem babamin pesinde kostururdu, ablalarimsa hayata erkenden atilmanin.. Natipati'mle zaman gecirmek ve evi yasamak da bana düserdi.

Simdi evliyim ve cok eglenceli bir kocaya sahibim. Evet mutluyum da.. Ama bu yine de benim yalniz basima yasarkenki rahatligimi özlememe engel degil. Tolgacim bazi aksamlar arkadaslariyla disari ciktiginda gercekten o aksami en güzel sekliyle evde yalniz gecirmeye özen gösteriyorum. Cayimi demliyorum, müzigimi aciyorum ve sadece kendimi dinliyorum. Artik Natipati'm yok ama Çıtıpıtı'm var bu kez de.. Simdi de onunla oyunlar oynuyorum, konusuyorum, stresimi atiyorum.

(Benim hayat anlayisim aslinda cok basit; sadelik ve özlük üzerine.. Ömrümü birlikte gecirebilecegim eglenceli ve dost bir eş, mutlaka dört ayakli bir ev üyesi, en sade haliyle dösenmis ama kullanisli bir ev, cok saglam bir kac arkadasim ve arada bir yalnizlik..)


4 comments:

deli kuş said...

ah yaa aklımdam neler geçirdin şu stresli mide agrılı günümde, anıttepede bi çatı katındaydı benim de evim,ilk evim, kedim pelinle o ev demeye bin şahit isteyen fakat muhteşem balkonu olan mekanda küçük bi yuva kurmuştuk.Benim evimdi! şimdi çok daha iyi şartlarda yaşasam da orayı hala çok özlerim!!!! ahhhh ahhhhhh,,,o günler,,,,,, seni anlıyorum şeker, duygunu paylaşıyorum!!!!!!!!

neptuneptun said...

of yav, yazdım uzun uzun, aşağıya bastım, sonra bir baktım internet kablosu yerinden oynamış. Yani heba oldu yorumum...

Bekar evini özlemeyen ölsün, son cümlem buydu:)

amma evlilik de güzel di mi?

Nazlila said...

Bana o uzun yorumunu bulustugumuzda sözlü olarak yaparsin artik, degil mi? :))

Nazlila said...
This comment has been removed by the author.