Bayadir yazmamisim yine.. Neler oldu, neler bitti hayatimda? Hmm, öyle cok enteresan, ilgi cekici, haber degeri olan bir sey yok ama icimde dinmek bilmeyen firtinalar devam ediyor tabii.. Bu da benim kisisel sorunum galiba.. Bu yüzden bireysel terapiye gidiyorum zaten :))Terapi süreci boyunca ilginc deneyimler kazaniyorum, kendimle yüzlesiyorum ve hayata daha baska türlü bakiyorum artik. Bu hic de kolay olmuyor tabi ama üstesinden gelmeye calisiyorum. Gecen haftaydi sanirim, is cikisi terapiye gittim, cok yogun bir seans gecirdim, düsüncelerimin icinde kaybolmus halde kendimi evimize giden yola attim. Kendimle o kadar mesguldum ki kafamda, bedenim yürüyordu ama aklim baska yerdeydi.. Kücük Esat'ta cok sevdigim, yanina ara sira ugradigim terzi bir bayan vardir; Fatos abla. Ben kendimle mesgul halde yürürken gözlerim onu gördügü halde beynim baska yerde oldugu icin bana "dur ve selam ver" komutu vermedi ve ben bos bakarak yanindan gectim. Gerci Fatos abla da beni görmedi. Kaldirimin kenarinda karsiya gecmek icin bekliyordu. Iste ne olduysa saniyeler icinde oldu, ben kendimle bogusarak yürümeye devam ederken yanimdan bisikletli bir cocugun gectigini hayal meyal hatirliyorum, nasil olduysa birdenbire bir ciglik, insan sesleri ve gürültü duydum. Arkami dönüp baktigimda kücük bir insan kalabaliginin tam da Fatos abla'nin karsiya gecmek icin bekledigi yerde toplastigini gördüm. Eyvah dedim icimden, bir sey oldu, hem de Fatos abla'ya oldu.. Insanoglu cok tuhaf bir varlik gercekten de, beynim selam verme komutu vermedi ve ben derinlere dalmis bir bicimde yoluma devam ettim ama belki de selam verebilmis ve konusmus olsaydim o abuk, kücük kaza olmayacakti.. Cünkü, bekledigi yerde durmayacakti ve benimle konusmak icin belki 2 adim daha öteye gelecekti.. Evet, yanimdan gecen bisikletli cocuk, her nasil olduysa kaldirimda duran Fatos abla'ya carpmis ve yola savurmus, Fatos abla da resmen arabalarin önüne düsmüs.. Iyi ki arabalarin altinda kalmamis! Nasil korkmustu size anlatamam! Ciglik sesi hala kulaklarimda cinliyor.. Etraftaki insanlar ve esnaf hemen sahip ciktilar, elinden tutup kaldirdilar ve bir bardak su verdiler. Ben yine kendi icimde mücadelede oldugum icin olaylari bos bakan tipler gibi disardan izledim. Simdi gitsem Fatos abla'nin yanina, ben taniyorum onu desem ne olacak ki, benim kendime hayrim yoktu o sira ! Biri cantami calsa cok rahat calardi.. Baktim ki iyi insanlar, iyi esnaf hala var! Zaten ne olur ne olmaz diye ambulans da cagirdilar. Fatos abla'ya sahip cikildigini görünce ic savasimla ben eve dogru yürümeye devam ettik. Beyin cok acayip bir sey, size türlü türlü oyunlar oynayabilir, sizi sasirtabilir. Ben bu yasadigim olayda kendime cok sasirdim. Kendimle savasim varken kimseyi düsünecek halde degilmisim.. Bencilmisim.. Izleyiciymisim.. Kimseye hayrim yokmus! Beynim öyle bir durumda bile uyanmak istememis! Ne diyeyim ki, yüzlestim, hala da yüzlesiyorum.. Ayna ayna, söyle bana; kim duyarli, kim duyarsiz su dünyada? uufff..
Bu olaydan 2 gün sonraydi, teyzem aradi ve anneannemin kötü oldugunu, her an bir sey olabilme ihtimali oldugunu ve gelebilirsek Giresun'a gelmemizi söyledi. Ben Ankara'dan, ablalarim ve annem de Istanbul'dan yola ciktik, atladik ucaga, Samsun'da bulustuk ve araba kiralayip Giresun'a gittik. Elinde büyüdügümüz, üzerimizde hakki ve emegi bulunan biricik anneannemiz o bizim, nasil gitmeyelim isi gücü birakip !? Yasi 87 ve biraz alzheimer'i da var, yani ne olacaksa mantiken kabul edilebilir bir durum ama yine de kalben kabul edilemiyor kolayca.. Ama ailecek deneyimliyiz bu konuda, sabirliyiz, güclüyüz. Tüm pozitif duygu ve düsüncelerimizi birlestirerek iyi bir sinerji olusturduk. Anneannem gercekten de yemiyor, icmiyor ve hep yatiyor. Surati ve vücudunun her yeri sapsari. Akli gidip geliyor. Ama akli yerine geldiginde bizi tanidi ve görünce cok mutlu oldu, bebek gibiydi.. Haftasonu tüm ailemle biraradaydim. Güzeldi. Ama bir taraftan da benim icin cok yorucuydu, cünkü ben yine kendimle bir mücadele icindeydim. Sevdiklerimle biraradaydim ama aslinda ruhen baska yerdeydim yine.. Ailemin icinde bile yalnizdim. Dünyaya tek geldik, tek gidicez lafi cok dogru sanirim. Sevdiklerin, yakinlarin seni ne kadar sevip kollamaya, korumaya calissa da sen kendi icinde hapsolmus, kendinden sorumlusun. Kimse senin kendine yaptigini yapamaz! Yogun terapiler sonrasinda ben de kendimle epey bir ugrastim. Sarstim, dürttüm kendimi. Simdilik net bir sonuc elde etmis degilim kendimle savasimda ama yine de basladigim yerde degilim en azindan. 31 yasindayim ve aslinda cok keyif aldigim bir yastayim bir taraftan da.. Kendi icimde bir yolculuk yasiyorum, yeni özelliklerimi kesfediyorum. Kadinligimi ögreniyorum. Kisacasi Nazli'yi yeniden taniyorum.
2 comments:
olm insan zor zamanlardan gecerken mecburen kendi icine donuyo ve disariya cok tepki veremiyo ya da ilgi. bu yuzden kendini sakin suclama. anneannen icin cok uzuldum yav, cok gecmis olsun sana da tum ailene de :(
optum cok
Sevgüüüll, seni cok cok özledim, anlatamam.. Keske görüsebilsek bir yerlerde yine, paylasabilsek..
Post a Comment