24 February 2011

Bu sabah 05:42'de.. !

Hafta başindan beri neden bilmiyorum, gece sürekli buz gibi soguk, gerilimi bol, flu rüyalar görüyor ve bu nedenle de sık sık uykumdan uyanip tabiri caizse mal mal boşluga bakiyorum karanlikta. E haliyle de uykum bölünmüş oluyor ve hadi bakalim sil baştan.. Bilinçalti senaryolarimin kuvvetli oldugunu ve hayal gücümle birleştiginde akil almaz , film gibi hikayeler kurgulayabildigimi biliyordum ama bu hafta kendimi aştim!

Her gece bir önceki geceyi tekrar eder olmanin verdigi his ve gerilimle birlikte bölünen uykularimin bünyemde yarattigi huzursuzlugun beni alt-üst ettigi yetmiyormuş gibi, bir de bu sabah saat 05:42'de gelen telefona uyandim..!

Beni uykumun en derin yerinden alip rüya-gerçek arasi o meçhul yerde, sersem bir halde, sabahin köründe israrla çalan telefona bakmaya zorlayan sapik ruhlu, ezik erkek kişisini insan üstü kozmik güçlere havale etmekle birlikte, ona içimden en acimasiz, nefret dolu duygularimla söverek, sabahki 1 dakikayi bile doldurmayan diyalogu aşagiya yazmak istiyorum:

Ben: Alo? (Gözlerim yari açik, uykulu sersem bir sesle)
Sapik: Alooooğ.. (Alçak tonda, kendince seksi ama sapik bir sesle)
Ben: Efendim? (Uyku malligi devam ediyor..)
Sapik: Uyuyor musun sen? (Alçak tonlama devam ediyor)
Ben: E e eveeett !! (Şaşkin bir aptallikla hizlica ayilarak..)
Sapik: Pekiii, uyu o zaman.. hah hah hah hah.. (Türk filmi modeli sapik erkek karakterler havasinda gülümseme..)
Ben: Alo, Kimsiniz siz?! (Yüksek sesle ve gözlerim iyice açilmis ve tamamen ayilmis olarak..)
Sapik: Kapat gözleriniii.. (Sanki hipnoz edercesine..)

Tam bu sirada telefonu çat diye sapigin suratina kapatip hemen numarayi görmeye çaliştim, fakat tabi ki tahmin edildigi üzere "bilinmeyen numara" yaziyordu.. Sabahin karanliginda heyecanli ve şaşkin bir şekilde ne oldugunu idrak etmeye çalişirken hala odamin işigini açmayi akil edemedim. Sapik o sirada tekrar aramaya başladi ama ben hemen cep telefonumu sessize aldim ve o israrli çaldirişini bitirene kadar da açmadim hiçbir şekilde.. Saniyorum deliye döndü; çünkü hat çaliyor ama karşisindaki açmiyor.. Inatla uzun çaldirdi.. Ben o sirada artik işigi açtim ve "ne yapabilirim ki simdi bu saatte?" diye düşünürken tekrar aramaya başladi düzgün diksiyonlu sapik.. Ve yine israrla çok uzun çaldirdi.. Ama onu muhatap yerine koymadigimi anlayinca üçüncüye yeltenmedi neyseki.. O yeltenmedi amaaa, ben artik cin gibiydim birdenbire.. E nasil hemen uyuyayim hiçbir şey olmamiş gibi..! Kaç gündür gördüğüm rüyalarin etkisinden olsa gerek kafamda acayip senaryolar oluştu hemen, senaryolarin biri bitti, diğeri başladi.. Hatta biraz da abarttim kendi içimde.. Kendimi yatiştirmam azicik zaman aldi.. Ama neyseki yatiştirmayi başardim, yine de gurur duyuyorum kendimle. Güçlü oldugumu bir kez daha görmüş oldum. Sonra yattim ve uyumaya devam ettim.

Sabah işe gelir gelmez hemen turkcell'i aradim ve ne yapilabilecegini sordum. Gelen aramalarimi bilinmeyen numaralara karşi kapattirabilecegimi söylediler. Yani artik bilinmeyen numaradan beni kimse arayamaz! Yihhuu!! Erkekse gözüken numaradan arasin bir dahakine bakalim, sirasi gelince ona da bir çare buluruz.. :)
Bir şey olacagini sanmiyorum, çünkü rastgele çevirdigi bir numaraydi belki de benim numaram.. Kim bilir?! Yani ben böyle düşüneyim ve buna inanayim.. :)

Ah şu rüyalar, kabuslar, karanliklar, sessiz geceler, terlemeler..... Beyin bazen kendi kayişini koparmaya ne kadar da hazir..!

1 comment:

Benim Güzel Yolculuğum said...

Eheheh ya aslında gece yarısı olunca komik değil tabi ama dinlemesi biraz komik. "Hele de kapat gözleriniii" demesi.(puhauhauahuah)
Uyku sersemliği çok acaip bişey.Ben de tam 4 kere Armut tarafından gecenin 05'inde aranmıştım hatırlarsın.Her seferinde de açıp cevap verdim.Uyku sersemi yapılmış şeyler bizden değildir :D