22 February 2008

Özledim..


Tam da bugünlerde Katarina'yi ne cok özledigimi düsünürken birden kendisinden uzun bir cep mesaji aldim. Benimle konusmaya ihtiyaci varmis. Yasadiklarini, hislerini benimle paylasmak istemis.. Tipki benim de onunla paylasmak istedigim gibi.. Zaten dostlugun bir güzel yani da ayni anda duyulan hislerin karsilik bulmasi degil mi? Iste o anda hah diyorsun, en iyi dostum da benimle birlikte hissetti, yalniz degilim.. Bize de cok sık olan bu. Ayri ülkelerde olmamiza ve her dakika konusamamiza ragmen yakinimdaki bir cok insandan daha yakin.. Herkes icin böyle birisi vardir hayatinda. Yalana dolana gerek yok, hepimiz iyi arkadaslariz ama her zaman ayni anda ayni seyleri hissetmeyiz, farkina varmayiz. Mutlaka birisi daha sizden gibidir.. Katarina benden biri.. Frekanslarimiz neredeyse ayni. Bu kadar mi birbirimizin aklina ayni anda düseriz, hissederiz ne olup bittigini?! Tarif edilemez bir duygu bu. Ne kadar uzakta olursa olsun, her zaman yanibasimdaymis gibi hissediyorum. Sanki ic sesimin insandaki karsiligi.. :)) Cok özledim onu.
Bazen fazla param olmasini sirf bir arkadasimi canim istediginde veya onun bana ihtiyac duydugunda hemen yanina gidebilmek icin cok istiyorum. Böyle bir lüksü olabilmeli insanin hayatta. Bu sadece arkadas icin degil tabii, aileler icin de gecerli. En yakininizin basina bir sey geldiginde de hic düsünmeden kosabilmeli insan. En kötü durumda ilk düsünülecek sey para olmamali, cünkü olmali yeterli para.. Ilk bahane parasizlik olmamali. Düsünmemeli insan nasil öderim, nasil giderim diye.. Sadece gitmeyi düsünmeli, yaninda olmayi, destek olmayi.. Simdi ne güzel olurdu haftasonu atlasam ucaga, gitsem Katarina'nin yanina, görsem onu, dinlesem..

No comments: