Filmin bir karesi yetti dagilmama, kendimi aglamaktan kurtaramadim. Cok düsündüm; sordum- cevapladim.. Ama bir yerde kendimden kactim. Cünkü yeterince dürüst olamadim, oldugumdaysa korktum.. Kendimi sanal dünyama biraktim, Damla'ya rastladim. Cok nadiren olur biriyle ayni anda benzer duygulari hissetmek.. Damla ve ben pişti olduk! Ruhsal pişti.. Cok ilginc, hic aklima gelmezdi ayni film karesinden yola cikip cok yakin bir konu üzerine düsünüp dagilmamiz ve birbirimize gecenin bir yarisi rastlayip paylasmamiz..
Damla söyle dedi: "aklıma birşey yazabilmek için dürüst olmak gerektiği geldi, yani hiç diilse kendine.."
Su anda gecenin bir yarisi, saat 03:32 ve ben dogru cümleleri bulamamakla birlikte yine de bu blogu yazmaya calisiyorum. Acaba kendime karsi cok dürüst mü degilim, yoksa dürüstlügümü yazacak kadar cesur mu degilim!?!
Kafam allak bullak, icimde yanardaglar patliyor ama yerinde kelimelerim yok! Tek güzel olan sey, yalniz olmadigim.. Damla da simdi benimle, ayni yolda.. Sessizce kendimize dogru ilerliyoruz..
Son söz Damla'dan: "Sıkılmadan yeni bir günmüş gibi hergün yaşıyorum ben,, ve usanmadan, yeni birşeymiş gibi hergün ölüyorsun sen.."
1 comment:
kendimize karşı ne kadar dürüstüz diye düşündüm yazını okunca,,,ben ne zaman sessizleşsem,kendimle kavga ediyorumdur...fakat bunu yazmak zordur!!!çok haklısın...
Post a Comment