26 January 2009

Rüya mi gercek mi?

Lütfen biri bana söylesin, tüm bu yasadiklarim, gördüklerim, hissettiklerim rüya mi, gercek mi? Yüregim daha fazla ikilik, iki yüzlülük kaldirmiyor cünkü. Yine öyle bir noktadayim ki, patlasam her yer yikilacak.. Sabir, sabir, sabir.. Nereye kadar bilemiyorum. Gördüklerimi bir tek ben mi görüyorum, duyduklarimi bir tek ben mi duyuyorum da bu kadar aci cekiyorum! Kirila kirila kirilacak bir parcam da kalmadi. Tamamen yüzsüz, nemrut, odun gibi bir kişi oldum giderek.. Kendimle celisiyorum, dogrularima karsi geliyorum. Hicbir seye anlam veremiyorum artik. Bölündüm, parcalandim. Kendimi yeniden toparlayabilir miyim ki? Toparlarsam, bunu da aşarsam ödülüm ne? Ya kaybettiklerim? Off ki ne off!! Hic istemedigim durumlarla karsi karsiya, hic sevmedigim hallerdeyim yine.
Su hayatta en cok neyi ögrendin deseler; asagiya yazacagim sözün ne kadar da dogru ve önemli ve degistirilemez oldugunu derim:
"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karsindakinin anlayabildigi kadardir !"
Istedigin kadar konus, anlat, yorumla, cevapla... ııgghhh yine de kisi kendi bildigini okur ve anlamak istedigini anlar. Bunu hayatimin her karesinde o kadar cok ögrendim ki, bu konuda birinin de farkli olabilecegine hic inancim kalmadi artik ! :(( Edindigim tecrübe bana her ne söylediysem bir o kadar anlasilmadigimi gösterdi.. Bosuna nefes tüketmek dedikleri bu olsa gerek.. Ben nefesimi bir hic ugruna harciyip duruyorum ne yazik ki.. Görmek ve bakmak arasindaki fark gibi anlamak ve yorumlamak da bir o kadar farkli..
Cok sıkıcı bir blog oldu, biliyorum ama bunlari hissederken elimden baska ne gelir..?!


No comments: