23 February 2009

Incelikler yüzünden..

Bugüne kadar kisiligimde ne yaralar acildiysa hep benim yüzümdendir; inceliklerim, hassasiyetim, zayifligim ve iyiligim yüzünden.. Tüm o takintili halim, temcit pilavi gibi tekrarlarim, yüzüme yansiyan mutsuzlugum hep benim yüzümdendir. Belki de ben kisiligimi olustururken bir noktayi gözden cok kacirmisim. "Dogruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar" sözünün gercekligini es gecmis, inadina dogrucu olmusum. Oysa ki cag yalanlarin, ikiyüzlülügün cagi.. Kabaliklarin, yüzeyselliklerin cagi.. Bir kalp kirilmasinin ne önemi var ki? Nasil olsa üzerine bir örtü örtersin, görünmez olur o kalp! .. Ben bilememisim bugüne kadar ne yapacagimi, nasil davranacagimi. Kendi kendimi ezmisim hep. Niye düsünmüsüm ki ince ince, derin derin?! Cözüm o kadar basitken neden zoru secmisim hep? Neden samimiyet, samimiyet diye ölmüsüm bilemedim. Hatta niye paylasmisim ki eksiklerimi, özlemlerimi bir baskasiyla?

Bana ne faydasi olmus!! Anladim, gec de olsa ögrendim.

Patavatsiz, umarsiz, lafini bilmeyen, kirici biri olmaliymisim. Böyle insanlarin nasil da el üstünde tutuldugunu, deger verildigini bizzat görmüs oldum. Gerci hicbir sey icin gec degildir ya, en kisa zamanda kisiligimdeki bu dogrucu yanı yalanlar üzerine egiticem. Ruhsuz, kalpsiz, donuk biri olucam. Agzimdan tek kelime cikmiycak. Hicbir yorumda bulunmiycam. Bu mudur, budur! Ohh bee, dünya varmis!
Güya blog yaziyorum ki icimdekileri paylasayim, daha iyi anlasilayim! Ama yok öyle bir sey, ben sadece kendimi rahatlatiyorum. Yoksa hic P.S. I love you filmini anlattigim blogumdan sonra sadece izledim demekle yetinen bir eşim olabilir miydi? Orada eşimin beni anlayabilmesi ihtimali üzerine bir cümle kurmus, izlemesini önermis ve izledikten sonra yorum beklemistim. Ama öyle olmadi.. "- Izledin mi? - izledim., gibi tek fiil sözcükten olusan soru-cevap konusmasi ötesine gecemedi. Ne bir yorum, ne bir düsünce.. Taa ki bir ortamda filmlerden bahis gecene kadar.. Merakla yorumunu, duygularini bekledigim eşim begenisini ve yorumunu herkesle birlikte paylasti. "- Cok güzel filmdi, kesinlikle tavsiye ediyorum, bir kere daha izlemek isterim! " dedi. Hmm, enteresan.. Demek eşim begenmis filmi, hatta bi de duygulanmis, hatta bi de tekrar izlemek istiyormus!! Sasirdim, kendime cok sasirdim. Demek ki ben yazarak bile duygularimi ifade edemiyorum, anlatmak istedigimi anlatamiyorum. O zaman bu çaba niye? Blogumda ismini gecirdigim eşim begenisini benimle paylasamayacak kadar bana uzak. Demek ki benimle paylasmayi pek uygun görmüyor. Peki. Bundan sonra ben de öyle yapicam. Kendi icimizde dönüp duralim bir ömür.. Belki de benim bilmedigim bu, olmasi gereken bu. Neden benimle paylasmadin dedigimde kolayca "unuttum" demek.. Cünkü unutmak en güzel bahane.. Bu yazimdan sonra ben de her seyi unutucam, degerli-degersiz her seyi.. Sizin de tanikliginizda kendime yeni bir sayfa aciyorum bundan sonra. Inceliklerimi, hassasiyetimi, zayifliklarimi unutuyorum ve huzurunuzda cok basit bir insan oluyorum. Artik kimse bana "neden?" diyemez, cünkü ben artik cok basitim. Derinliklerim, inceliklerim yok.. Bittiiii.... Gecmis olsun!

No comments: